ŞER’İŞLE  DERVİŞ

*

Terk edip tekkeyi, bir Türk fakiri,

Dağdan inmişti nihâyet şehire ;

Yetmiş üç dilde duâ ettikçe,

Atfederlerdi duyanlar sihire...

Dediler : “Böylesi halk Meclisine,

Tercüman girse büyük bir kârdır ;

Yogi, teklifi hemen etti kabûl,

Dedi : Red, milleti istihkârdır !

O mukaddes çatının altında,

Vardı şakşaklamadan kalma biri ;

İnkılâp düşmanı, kör bir meb’us !

Yaşı kâmil ama irfan kabiri !

Zevki hep sâfdil olan seçmenini,

Avlayıp sonra alay etmekti ;

Kayd edip parti denen şirketine,

Halkı tâ nâra kadar yetmekti !

Şeri şer’î kılabilmekti işi !

Olgun âzâ ona “Şer’iş !” derdi ;

Dervişin Meclise ilk girdiği gün,

Ona derhâl bir adam gönderdi ;

Çağırıp dervişi sordu : Ne için,

Sana “Derviş” denir ? Anlat imanım !

Dedi derviş : Hep “Edep” üzre duran,

Taptığı RABB’i gören Müslümanım !

Dedi şer’iş : Sana bir eş bulalım :

Şöyle sâf bir deli kısrak, iyice !

Dedi  Derviş : Eşi yoktur “fakir”in !

Olamaz her dişi, Meryem, Hatice !

Dedi Şer’iş : Sağ iken çiftleş ki !

Küremiz bir yeni Derviş kazana !

Dedi Derviş : Sağ iken tekleş ki !

Bir Şer’iş eksin alınsın kazana !

* 

Dedi Şer’iş : Bedenin sâde kemik,

Sen yogizmayla mı Derviş kurudun ?

Dedi Derviş : Kuzu da et mi kalır,

Eti bin okka çekerken kurdun ?!

*

Dedi Şer’iş : diri kalmaz bir adam,

Toprak altında otuz gün gömülü ;

Dedi Derviş : Tam otuz yıl diridir,

Bizde toprakta gömülmüş bir ölü !

Dedi Şer’iş : Ben inanmam “devir”e :

Ölen insân, olmaz bir öküz, at !

Dedi Derviş : Buna en canlı delil,

Sûretâ insân olan mahlûkat !

Dedi Şer’iş : Bana bir mûcize yap :

Kazık üstünde otur ! Gir mezara !

Dedi Derviş : Bu bizim mesleğimiz,

Çıkalım aybaşı gelsin pazara !

Dedi Şer’iş : Uçur ersen ! Halını,

Yutmuyor hileni müsbet ilimim !

Dedi Derviş : Halı yok altımda,

Uçmadık sâdece var bil kilimim !

Dedi Şer’iş : Ben inanmam sihire !

Sâde telkindir işin, gözboyama !

Dedi Derviş : Edip inkâr ilmi,

Uyutursun nice yıl halkı ama !

Dedi Şer’iş : Bana bak ! Doğru konuş !

Bilirim ben de zehir atmasını !

Dedi Derviş : Dilimiz şerbetli !

Biliriz biz yılan oynatmasını !

Dedi Şer’iş : Aya bir ip atta,

Çıkayım tırmanarak gök yüzüne !

Dedi Derviş : Duruyor ip atılı !

Bana tırman da ulaş gel özüne !

Dedi Şer’iş : O zaman müstehzî :

“Beni sok bezm-i Eleste” ille !

Dedi Derviş : Ora “Gök Meclisi”dir,

Kimse âza olamaz torpille !

Dedi Şer’iş : Ne demek ? Arkamda,

Seçmenim var sayamazsın billah !

Dedi Derviş : fukarâ bir jestle,

“Benim arkamda da yalnız ALLAH !”

Dedi Şer’iş : Tutamaz kimse beni !

Üzerimde dokunulmazlık var !

Dedi Derviş : Çözemez kimse beni !

Üzerimde okunulmazlık var !

*

Dedi Şer’iş : Bana Devlet derler !

Nâsa icrâ-i hükûmet ederim !

Dedi Derviş : Bana uzlet derler !

Nefse icrâ-i husûmet ederim !

Dedi Şer’iş : Ama keyfî değilim,

Alırım kuvveti sırf milletten !

Dedi Derviş : Bize kuvvet mi kalır,

O büyük keyfi veren illetten !

Dedi Şer’iş : İyi bak parmağıma,

Bir işâret ile Karun yaparım !

Dedi Derviş : İyi bak parmağıma,

Bir işâret ile Hârun yaparım !

Dedi Şer’iş : bana istikbâl var :

Olurum Ayda da Cumhurreisi !

Dedi Derviş : Bize bir tek hâl var !

Oluruz belki o hâlin seyisi...

Dedi Şer’iş : Beni sen boş sanarak,

İlmime hükmünü verdin ânî ;

Dedi Derviş : Göğe çıkmanda asıl,

Dolu zannettiren ilmin mâni !

Dedi Şer’iş : Beni sen tek görme !

Ederim milleti temsil bu misil ;

Dedi Derviş : Daha ben tek değilim :

Edemem kendimi hâlâ temsil !

Dedi Şer’iş : Yayasın sen yerde !

Binemezsin şu makam taksisine !

Dedi Derviş : yayasın sen gökte !

Bineceksin bineğin aksisine !

Dedi Şer’iş : Telepatsan gel oku,

Bu dakîka şu kafamdan geçeni !

Dedi Derviş : Okurum kendimi ben !

Yâni kör kör seni meb’us seçeni !

Dedi Şer’iş : Bana bak Derviş bey !

Sana derviş, bana Meb’us derler !

Dedi Derviş : Ölü ba’s olduğu gün,

Bana Meb’us, sana meyus derler !

Dedi Şer’iş : Ne bu Mecliste işin ?

Nankör insânlara ben bîamanım !

Dedi Derviş : Lügatım gökte durur !

Zâhiren sizde bugün Tercümanım !

*

Dedi Şer’iş : seni ben attırırım !

Öğrenirsin  ki merâtip vardır !

Dedi Derviş : Seni ben affederim !

Öğrenirsin ki mekâtip vardır !

Dedi Şer’iş : Etiketsizsin sen !

Bende kaç diploma var saysan ama !

Dedi Derviş : Etiket esnaf için !

Tanrı imzâ atıyor doktorama !

Dedi Şer’iş : Bana ver bir ip ucu !

Siz muhâlif mi muvâfık mısınız ?

Dedi Derviş : Ben ipin kendisiyim !

Siz muvahhid mi münâfık mısınız ?

Dedi Şer’iş : Alayım gel de döviz,

Görgünün artmasına eyle azim !

Dedi Derviş : Yetişir gördüğümüz !

“Halk için HAKK’a sefer”dir ! Dövizim !

Dedi Şer’iş : Görüş ufkun açılır,

Seni biz gönderelim Avrupaya !

Dedi Derviş : Ufuk âdî göz için !

Bir güneş merceği bakmaz bir Aya !

Dedi Şer’iş : Seni meb’us yapalım,

Sâde sen fırkanı seç mâkulca !

Dedi Derviş : Bize tefrîka uzak !

Doğruyuz biz, düşeriz şâkulca !

Dedi Şer’iş : Ne bu dik başlılığın ?

Yok mudur anlaşalım bir nokta ?

Dedi Derviş : Başımız yok dikelim !

Gaibiz “Nokta” denilen bir “yok”ta !

*

Dedi Şer’iş : Boşa gitmez nefesim :

Her sözüm zaptedilir, târihtir !

Dedi Derviş : Şükür anlaştık oğul !

Her nefes bil bunu bir tasrihtir !

Dedi Şer’iş : Dile benden derviş !

Yapayım arzunu bir kanunla !

Dedi Derviş : Yok oğul senle işim !

Benim arzum o ULUĞ, “Kaf-Nûn”la !

 *

Dedi Şer’iş : Bu Uluğ kim ? Derviş !

Benziyor Tanrıya bir parça sanı !

Dedi Derviş : ULU bir Mecliste !

Benzemez hiç sana bil meb’usanı !

*

Benzemez, çünki onun âzâsı,

İnanır kâlpteki bir ALLAH’a !

Bir Fakirle alay etmek yerine,

Çalışır “fakr” ile nefs islâha !

Dedi Şer’iş : Bunu neşretme Baba !

Atarım zindana ! Her gün kâbûs !

Dedi Derviş : Beni neşretti ya HAK !

Sen de sûretimi et mahpus !

ULUĞ,

ANKARA – 16.05.1959

*

*

                                                                                                ANA SAYFA

                                    Copyright © 2000.www.ondokuz.gen.tr

                                                    Copyright © 2001.www.ondokuzbiz.com

                                                    Copyright © 2001 www.19muhammedali.com